Mesut TOĞRUL / 10.07.2026
Bazı sevgiler anlatılmaz; yaşanır. Benim Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlılığım da işte böyledir. Bu bağlılık ne bir koltuk beklentisidir ne de bir çıkar hesabı. Bu bağlılık; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyet’e, demokrasiye ve halkın iradesine duyulan derin bir inancın adıdır.
Yıllar geçti… Nice seçimler gördük, nice sevinçler ve nice hayal kırıklıkları yaşadık. Bazen kazandık, bazen kaybettik. Ama bir gün olsun umudumuzu kaybetmedik. Çünkü biz biliyoruz ki mücadele, sadece seçim akşamları verilen bir sınav değildir. Asıl mücadele; umutsuzluğa teslim olmadan ayağa kalkabilmektir.
Bizler afiş asan, broşür dağıtan, sandık başında sabahlayan, mahalle mahalle dolaşan isimsiz neferleriz. Kimse alkışlamasa da görevimizi yaparız. Çünkü bizi ayakta tutan alkışlar değil, ülkemize olan sevgimizdir.
Cumhuriyet Halk Partisi bizim için yalnızca bir siyasi parti değildir. Bazen bir umut, bazen bir sığınak, bazen de “Bu ülke daha güzel olabilir.” diyen milyonlarca insanın ortak sesidir. O sesin içinde emekçinin alın teri vardır. Çiftçinin nasırlı eli vardır. İşçinin yorgunluğu, öğrencinin hayali, emeklinin sabrı, gençlerin yarınlara dair umudu vardır.
Biz emeğin kutsallığına inanıyoruz. Hiç kimsenin alın terinin değersiz görülmediği, çocukların yatağa aç girmediği, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı bir Türkiye hayal ediyoruz. Bu hayal, bizim en büyük gücümüzdür.
Elbette zaman zaman kırıldık. Bazen kendi içimizde tartıştık, bazen birbirimizi anlamakta zorlandık. Ama şunu hiç unutmadık: Aynı çınarın dallarıyız. Birbirimize küsersek gölgemiz küçülür. Birlik olursak köklerimiz daha da güçlenir.
Bugün belki zor günlerden geçiyoruz. Umudu tüketmek isteyenler olabilir. Bizi birbirimizden uzaklaştırmak isteyenler olabilir. Ama biz biliriz ki Cumhuriyet kolay kurulmadı. Bu ülkenin her karış toprağında fedakârlık, cesaret ve dayanışma var. Biz de o mirasa layık olmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Bizim mücadelemiz kimseye kin duymak için değil; adaleti büyütmek içindir. Kimseyi ötekileştirmeden, herkesi aynı vatanın eşit yurttaşı olarak gören bir anlayışı savunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki gerçek güç, ayrıştırmakta değil; bir arada durabilmektedir.
Ben bir CHP neferiyim. Bundan onur duyuyorum. Çünkü biliyorum ki bu yol kolay bir yol değil. Ama doğru bildiğimiz yolda yürümek, en zor zamanlarda bile umut olmaya çalışmak, birbirimizin elini bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
Belki bugün değil… Belki yarın da değil… Ama mutlaka bir gün, emeğin hak ettiği değeri gördüğü, adaletin herkese eşit dağıldığı, gençlerin yüzünün güldüğü, çocukların umutla büyüdüğü bir Türkiye’ye kavuşacağız.
Ve o gün geldiğinde, bu güzel ülkenin her köşesinde aynı cümle yankılanacak:
“İyi ki vazgeçmemişiz. İyi ki birbirimize inanmışız. İyi ki Cumhuriyet’in ışığını söndürmemişiz.”
Mesut Toğrul
/ Diyarbakır ÇüngüşHoşgeldiniz / Tüm Hakları Saklıdır